HORNEY’İN NEVROZ KURAMI BAĞLAMINDA SOSYAL ANKSİYETENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HORNEY’İN NEVROZ KURAMI BAĞLAMINDA SOSYAL ANKSİYETENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sosyal anksiyete, kişinin başkalarınca değerlendirileceği birden fazla durumdan duyulan korku, aşağılanacağına ilişkin düşünceler, utanacağı ve rezil olacağına ilişkin varsayımlarla ilişkili korku hali olarak tanımlanmaktadır. Sosyal anksiyete bozukluğu farklı klinik görünümlere sahip olabilmektedir. Fakat en çok görüleni, toplum önünde konuşma veya sunum yapmakla ilgilidir. Temel nokta, değerlendirmeye ilişkin duyarlılık, rezil olacağına ilişkin korku ve utançtır. Korkuya eşlik eden ellerin terlemesi, kalbin hızla atması, yüzün kızarması, ellerin titremesi gibi fiziksel belirtiler de olabilmektedir. Diğer bazı sosyal kaygı türlerinde, başkaları ile yemek yeme, başkasının yanında yazı yazma gibi durumlardan duyulan kaygılar bulunmaktadır. Psikanalitik kurama göre kaygı, id-ego-süperego arasındaki dengesizlikler sonucu oluşmaktadır. Sosyal kaygı durumunda, süperegonun aşırı baskısı sonucu çevre yüceltilmekte ve eleştirilerin üstesinden gelinemeyecek düzeyde olacağı düşünülmektedir. Bağlanma nesnesi ile yaşanan problemler de güven duygusunu zedelemekte ve kişinin ruhsal dünyasında kaygıya hazır bir zemin oluşturmaktadır.

Makalenin tamamını görebilmek için lütfen tıklayınız.

Bir cevap yazın